//
Yeni arama için tıklayınız.
 

Tez

Burcu Servatmand

Farklı Toplumsal Katmanların Kentsel Kamusal Mekân Kullanımları: Ankara Dikmen Vadisi Örneği

The Use Of Dıfferent Socıal Layers In The Urban Publıc Space: The Case Of Ankara Dikmen Valley

Türkçe

Yüksek Lisans

Gazi Üniversitesi

Fen Bilimleri Enstitüsü Mimarlık Anabilim Dalı

Prof. Dr. Neşe GURALLAR

2019

Kamusal mekân, sosyo-mekânsal ayrışma, sosyal tabakalaşma, kentsel dönüşüm

 

Kamusal alan modernleşen çağda, kentte yaşanan yabancılaşmaya ve mekânsal ayrışmaya çare olarak görülmektedir. Kentsel dönüşüm projelerinin sosyo-kültürel altyapısını doldurabilmek ve projenin cazibesini artırmak amacıyla yapılan peyzaj düzenlemeleri, proje bölgesinde var olan ayrışmanın çözümü olabilecek kamusal alanlar olarak sunulmaktadır. Ülkemizin başkentinde bir ilk olarak gerçekleşen Dikmen Vadisi Kentsel Dönüşüm Projesinde de benzer savlarla yola çıkılmış, etaplar ilerledikçe yüksek katlı lüks konut bloklarının artmasıyla bölgenin sosyal ve mekânsal olarak ayrışmasının kuvvetlendiğiyle ilgili yoğun eleştirilere maruz kalmıştır. Ortak mekânlar kamusal niteliklerini kazanamadığı takdirde sınırları olmadan parçalanmanın devam ettiği kent mekânları haline gelebilmektedirler. Araştırma konusu alanda da bu durumun yaşandığı gözlemlenmiş ve nedenleri irdelenmiştir. Bu bağlamda Dikmen Vadisi Kentsel Dönüşüm Projesi’nin gelişimi ve son durumu incelenmiş ardından vadinin karşılıklı iki yakasında ilk önce var olan sosyo-ekonomik seviye farkının tespiti için çalışma yapılmış, bir sonraki bölümde evden başlayıp kente uzanan mekân pratikleri ve tercihleri sorgulanarak, kamusal mekânda yaşanan ayrışmanın izleri sürülmüştür. Sosyo-ekonomik seviye ve mekânsal tercihlerle ilgili araştırma birbirine ışık tutmuş, çapraz değerlendirme ile sonuçlar yorumlanmıştır. Değerlendirmenin sonucunda proje sonucu yaratılan ortak kamusal mekânların daha iyi değerlendirilmesine katkı sağlayabilmek için önerilerde bulunulmuştur

 

Public space is seen as a remedy for alienation and spatial segregation in the modernized age. The landscaping arrangements, which are organized in order to create the socio-cultural infrastructure of urban transformation projects and increase the attractiveness of the project, are presented as public spaces which can decrease the segragation in the project area. The Dikmen Valley Urban Transformation Project, which was the first of its kind in our country, started with similar arguments, and as the stages progressed, it was exposed to intense criticism that the social and spatial division of the region was strengthened by the increase of high-rise residential blocks. If the public spaces cannot acquire their public qualities, they can become urban spaces where the fragmentation continues without borders. This situation has also been observed in the area of research and the reasons have been examined. In this context, the development and the last situation of the Dikmen Valley Urban Transformation Project were examined and then the study was carried out to determine the socio-economic level difference that existed between two sides of the valley. In the next phase, traces of the segregation experienced in public space, were investigated by questioning the practices and preferences of the space which started from home and extended to the city. The research on the socio-economic level and the spatial preferences shed light on each other, and the results were interpreted with cross-evaluation. Considering the results, suggestions were made to contribute to the better evaluation of the common public space created as a result of the project.