//
Yeni arama için tıklayınız.
 

Tez

Yeliz Tüzgen

İklim Ve Doğa Dostu Şehirlerin Baskın Ekonomik Faaliyet Alanı İle Etkileşimi

Interactıon Of Clımate-And-Eco-Frıendly Cıtıes Wıth Local Domınant Economıc Sector

Türkçe

Yüksek Lisans

Gazi Üniversitesi

Fen Bilimleri Enstitüsü Çevre Bilimleri Anabilim Dalı

Doç. Dr. A. Gamze YÜCEL IŞILDAR

2019

İklim değişikliği, iklim dostu şehir, eko-kent, gösterge, endeks, çevre performansı, ekonomik sektör

 

Günümüzde, şehirler, sadece değişen sosyal ve ekonomik koşullara uyum sağlama çabasıyla kalmayıp, doğal çevrenin dinamiklerine ve bu dinamiklerin tetiklediği iklim değişikliğine karşı da duyarlı olmak zorundadırlar. Yöreye özgü baskın ekonomik faaliyetler ve farklı yerel sosyo-ekonomik yapıların, iklim dostu ve iklim değişikliğine dirençli şehirlerin oluşabilmesi için gerekli kriterlerde de farklılık yaratacağı düşünülmektedir. Bu amaçla, bu çalışmada, kentsel alanlardaki tarım, sanayi, hizmet gibi baskın ekonomik faaliyetler ile iklim değişikliğine dirençli, doğa dostu ekolojik şehir olabilme kriterleri arasındaki etkileşim irdelenmiştir. Çalışmada, eko-kent değerlendirme aracı olarak şehirlerin performansını izleyebilmek amacıyla geliştirilen “ELITE Cities” kriterlerinden faydalanılmıştır. Bu kriterler 8 ana kategori (enerji/iklim, su, hava, atık, ulaşım, ekonomik sağlık, arazi kullanımı, sosyal sağlık) altındaki 33 göstergeden oluşmakta olup, bu çalışmada 21 gösterge kullanılabilmiştir. Çalışmada, benzer coğrafyada yer alan, nüfusları birbirine yakın olan fakat farklı ekonomik sektörlerin öne çıktığı 10 şehir (Adana, Antalya, Aydın, Denizli, Gaziantep, Hatay, Manisa, Mersin, Muğla, Şanlıurfa) pilot olarak belirlenmiştir. Söz konusu şehirlerin performans gösterge değerleri, baskın ekonomik faaliyet alanları temelinde, analiz edilerek değerlendirilmiştir. Değerlendirme neticesinde, toplam puana göre elde edilen ekokent performansı genel sıralamasında; hizmet sektöründe Türkiye’nin lider şehri olan Antalya birinci, sanayi şehirleri Adana ve Gaziantep sırasıyla ikinci ve üçüncü olmuştur. Çalışma sonuçları göstermiştir ki, eko-kent kriterlerini sağlamak, baskın ekonomik sektörden daha çok, şehir yöneticileri ve sakinlerinin çevre ve iklim konusundaki farkındalık düzeyine ve eko-kent olma yolunda yaptıkları spesifik çalışmalara bağlı olarak değişmektedir

 

Today, cities are not just trying to adapt to changing social and economic conditions, they also have to be responsive to the dynamics of the natural environment and the climate change triggered by these dynamics. City-specific dominant economic activities and different local socio-economic structures are thought to make a difference in the criteria that are necessary for the formation of climate-friendly and climate-resistant cities. For this purpose, in this study, the interaction between dominant economic activities such as agriculture, industry and service in urban areas and the criterion of being an environmentally friendly ecological city resistant to climate change has been examined. The study benefited from ELITE Cities criteria developed to monitor the performance of cities as an eco-city assessment tool. These criteria are based on 33 indicators in 8 main categories (energy / climate, water, air, waste, transportation, economic health, land use, social health) and in this study, 21 indicators have been used. In the study, 10 cities (Adana, Antalya, Aydin, Denizli, Gaziantep, Hatay, Manisa, Mersin, Muğla, Şanlıurfa) were selected as pilot in a similar geography with similar population size, but hosting different dominant economic sectors. The performance indicators of these cities were analyzed and evaluated on the basis of their dominant economic activity areas. At the end of the evaluation, in the overall ranking of the eco-city performance obtained by the total score, Antalya, Turkey's leader city in service, turned out to be the first, while Adana and Gaziantep, industrial cities, are the second and the third respectively. The results of the study showed that ensuring eco-city criteria is more directly related to the level of awareness of the environment and climate of city administrators and residents and their specific studies on becoming an eco-city than to the dominant economic sector