Yeni arama için tıklayınız.
 

Tez

Esra Ertuğrul Tomsuk

Sanatta Doğayla İşbirliği Eylemleri Bağlamında 'Doğa Sanatı'

‘Nature Art’ In The Context Of Acts Of Collaboratıon Between Art And Nature

Türkçe

Sanatta Yeterlilik

Gazi Üniversitesi-Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Anasanat Dalı

Prof. E. Yıldız DOYRAN

2018

Doğa Sanatı, Çevre, Yeryüzü Sanatı, Ekoloji

 

1960’lı yıllar dünya’da birçok alanda önemli değişimlerin yaşandığı, yaşam ve düşünce biçimlerinin farklılaştığı yıllardır. Savaş sonrası özgürleşme hareketleri ve uyanan çevre bilinci insanları büyük ölçüde değiştirmiş risk alan söylemlere ve radikal değişikliklere neden olmuştur. Sanatın içeriğinin ve neliğinin tartışıldığı, farklı fikirlerin ortaya atıldığı ve buna bağlı olarak birçok farklı sanat akımının ortaya çıkmasına neden olmuş bir dönemdir. Yeryüzü Sanatı da böyle bir ortamda sanat piyasasına, nesnesine, sergileme biçim ve mekanlarına eleştirel bir gözle yaklaşmış ve sanatçılar tüm bu konuları, doğada yaptıkları çalışmalarla tartışmaya açmışlardır. 70’li yıllarda ise çevre sorunlarının giderek önem kazanmasıyla, insanı doğayla, içinde yaşadığı dünyayla ilişkisini yeniden değerlendirmeye yönelten bir anlayış ortaya çıkmış, insan merkezli düşünceye karşılık doğa merkezli bir anlayış gelişmeye başlamıştır. Tüm bu gelişmeler ışığında Yeryüzü Sanatı da değişime uğramış, çevreyle ilişki kuran ve odağına doğayı ve çevre bilincini yerleştiren bir anlayışa dönüşmüştür. Sanatçıların doğayı algılama ve doğaya eklemlenme serüvenlerinde bu dönem sanatçılarını, geçmiş devirden ayıran, doğaya insanın kalıcı bir katkısını amaçlamak yerine, doğanın içinde insanın ve bütün canlıların geçiciliğini, doğadaki değişimini simgeleme istekleridir. Doğa Sanatı çerçevesinde üretilen eserler, süreç içersinde tekrar doğaya dönerek, doğanın bir parçası haline gelmekte ve doğanın döngüselliğine göndermede bulunurken ekolojik sisteme de dahil olmaktadırlar. Böylece uzun zaman önce kopan insan doğa bağı tekrar kurulmakta ve insan-doğa birliği bu işbirliği eylemleri sayesinde sağlanmaktadır.

 

The 1960s were bring significant changes in many areas which has changed the way of life and thoughts. Post-war liberation movements and the awakening environment consciousness have caused drastic changes in human life, risk-taking discourses and radical changes. These years have been the years of great transformation and diversified perspectives, changing understandings that have been experienced in the art environment with the effect of all these opposition and libertarian perspectives. It is a period in which the content and the nature of the art are discussed, the different ideas were put forward, and accordingly, many different art movements have emerged. The new formal formations that have developed against traditional painting and sculpture have widened the boundaries of art and this diversity that has existed since the 60s has enabled the emergence of many non-traditional movements and the necessity of art to the object has begun to be discussed. In such an environment, Land Art has critically approached the art market, the object, the forms and places of exhibition, and opened all these topics to discuss with their work in the nature. In the '70s, as the environmental problems became increasingly important, an understanding emerged that led people to reevaluate the relationship between nature and the world in which it lived, and the antropocene understanding began to develop. In all of these developments, Land Art has also changed into an understanding that has changed and established relationships with the environment and places nature and environmental awareness in its focus. With the development of technology, the boundaries of the artistic activity have been strained in order to establish the broken human-nature bond.