//
Yeni arama için tıklayınız.
 

Tez

Mehmet Sıddık Turan

Plastik sanatlarda delilik

Madness in plastic arts

Türkçe

Yüksek Lisans

Gazi Üniversitesi

Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Anasanat Dalı

Prof.Dr.Cebrail Ötgün

2015

Resim, Delilik, Alegori, İroni, Grotesk, Gülme

 

Bu çalışma Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Anasanat Dalı'nda (GGSER) yapılmıştır. Plastik sanatlar bağlamında incelenen delilik, tarihsel süreç içerisinde akılsızlık kavramını vurgulamak ve yöneticiler, aristokratlar, din adamları, hukuk sistemini yürüten yargı erklerinin tüm yanlış eylemlerine karşı bir muhalif dilin sembolü olarak yer almıştır. Delilik tüm disiplinlerde sadece ironik bir dilin üzerine kendini inşa ettiği söylem olarak değil, akla karşıt bir alegorik eylemlerin aynası niteliğinde ve grotesk/gülme edimleri ile beraber ele alınmıştır. Bu konuda öne sürülen görüşler, araştırmacının uygulama çalışmalarında - okuma, gözlemleme, inceleme gibi- deneyimlenerek gerçekleştirilmiştir. Plastik sanatlarda delilik; toplumsal olayların, aklın ötesinde ve düşünce/mantık olgusunun dışında, hiçbir duygunun tasavvur edemediği bir tanımın bu simada toplanmasıdır. Delilik, akla uygun oluşan taban üzerine ahlaki bir söylemin beden ve ruh hastalığı paradoksu ötesinde, akılsızlığın vurgusunu yapan hicivli bir dil olmuştur. Belli dönemlerde deliliğe/deliye karşı tutumlar değişmiş olabilir, ama delilik söylemini hep aynı çatı altında tüm görsel ve yazılı kaynaklarda, insanda kötü olan ne varsa karşılığı deli/delilik kavramı, bir metafor olarak kullanılmıştır. Bu söylem belli dönemlerde daha da genişleyerek bir aşkınlığın ve kendine özgü bireysel farklılığın (kendini aşan, deha), bir cesaret sembolü olarak da kullanılmıştır. Kimlik belirlenimin yanı sıra bir gerçekliğin ifşası olmuştur. Delilik/deli, toplumsal algı altında ve yönetim sistemin aklı karşısında kötü ruh adlandırılması İsa'ya (kutsal ruh) karşıt olarak tanımlayıp bir günah merkezi şeklinde tanımlamış ve iyi ruhun yüceliği karşısına o değerde delinin alçaltılması ve yaptırımlara maruz kalması olmuştur. Genellikle toplumlarda, yoksullar, dilenciler, cüzzam hastaları ve diğer avam tabakasının mensupları doğa olaylarının günah nesnesi olarak görülmüştür. Bu günah nesnesine deliler de dahildir. Toplumun erkleri, arınmanın ancak bu topluluğu dışlayıp kendi içinde çıkararak Tanrının lütfuna mazhar olacaklarına inanmış ve şükrünü bu eylemleri yaparak sonlandırmıştır. Plastik sanatlarda Hieronymus Bosch'un Deliler Gemisi adlı yapıtı bu söylemler doğrultusunda yapılmış çalışma olarak gösterilebilir. Dolaysıyla delilik sadece salt bir güldürü nesnesi değildir. Delilik yalıtık bir sima, yüzeysel bir nesnenin çok ötesinde, aynı zamanda tarihsel gerçekliği anlatan, tüm başkaldırı bireylerinin de bir sembolüdür. Yani güçlü aklın, kendi üzerine inşa ettiği cesaret olgusu, aynı zamanda tüm ahmaklığın, akılsızlığın ya da aklın eylemsizliği karşısında çok derinlemesine ders verendir. Dönemsel algılar göz önünde bulundurarak delilik kavramını teorik düzlemde, sosyoloji, felsefe, dil bilim ve göstergebilim gibi sosyal bilim alanlarındaki okumalar, çağın sanatçılarının beslendikleri tarihsel ve güncel referanslı olaylarla birlikte ele alınmıştır. Sanatçının dünyasını, çağın getirdiği sosyolojik, ekonomik ve politik değişimler oluşturur. Bu çalışmada tıp alanındaki değerlendirmelerden uzak bir tez oluşturulmaya çalışılmıştır. Sanat merkezli bir araştırma olmasından dolayı sanatsal kavramlarla, plastik sanatlara yansıması ve felsefi düşüncesi anlatılmıştır. Tezin birinci bölümünde araştırmanın kuramsal tanımlamalarının yanı sıra konunun tarihsel ve düşünsel bağlamlarına değinilmiştir. İkinci bölümde sanat tarihsel süreç içerisinde delilik konusuna farklı bağlamlarla yaklaşan sanatçı örnekleri incelenmiştir. Son bölümde ise tez süresince okunan kitaplar, görsel deneyimler, izlenen filmler ve sanat yapıtlarının bıraktığı etkiler, düşüncelerde şekillenerek, sözün, imgede yer bulmasına olanak sağlamıştır. Deliliğin/delinin politik ve toplumsal bağlamda ironik, alegorik ve metaforik anlatımları uygulama çalışmaları üzerinden açıklanmıştır. Ayrıca delilik; uygulama çalışmalarında biçim, içerik etkileşiminde deneyimlenmiş, konu; toplumsal, felsefi, sanatsal ve politik düzlemde plastik sanatlarda anlamlandırılmaya çalışılmıştır.

 

This study was conducted in art major at the Institution of Fine Arts at Gazi University (GGSER). Madness, which was analyzed in the context of plastic arts, has been used as the symbol of opponent language against the wrong actions of mental mission authorities- directors, aristocrats, ecclesiastics, judicial power managing the system of law-throughout the history. Madness, in all disciplines, has been dealt with not only as a discourse on which a language was built on, but also as the mirror of allegoric actions and with the performance of grotesque and humor. Opinions as regards this issue have been maintained by experimenting in practical studies of the research such as reading, observation and analysis. Madness in plastic arts is the accumulation of a definition that cannot be described by any emotion, beyond the mind and without thinking and logic. Madness is not the paradox of spiritual and physical discourse which is based on a logical ground, but a satirical language that emphasizes indiscretion. Attitude towards madness and mad people may have changed over time but the discourse of madness has always been used as a metaphor in both written and visual sources to express anything that is considered bad in humans. This discourse expanded in some particular periods and it was used as courage symbol of transcendence and idiosyncratic individual difference (ingenious). It became the determination of an identity as well as the revelation of reality. Madness/mad people were defined as an opposition to Jesus Christ in societal perception and administration system and they were called as evil spirit. So, madness was punished and subjected to sanctions. In most societies, the poor, beggars, people with leprosy and the members of commons have been regarded as the sin object of natural events. Mad people are also included in this group. Powerful people in any society believed that they could reach the blessings of the God only by excluding this group of people and they finalized their gratitude by carrying out these actions. The work " Deliler Gemisi" by Hieronymus Bosch can be shown as an example that was made on this context. So, Madness is not only an object of homor or it is not only much beyond an isolated complexion and a superficial object but also the symbol of rebellion individuals telling the historic reality. That is, the fact of courage that was created by powerful mind, has provided deep lessons against the stupidity, indiscretion and inaction of mind. Periodic perceptions have been taken into account and the concept of madness has been analyzed with readings in the field of sociology, philosophy, linguistics and semiology as well as with strong and historic events with which artists dealt. Sociologic, economic and politic changes make up the world of the artist. In this study, the main objective was to form a thesis which is not under the effect of the evaluations in the field of medicine. As this is an art based research, its reflection in plastic arts and philosophical ideology have been explained. In the first chapter of the thesis, theoretic definitions of the research as well as the historical and ideational contexts were referred. In the second chapter, different examples of artists who dealt with the madness in different context throughout the historical process were analyzed. In the last chapter, the books that were read throughout the thesis, visual experiences, the films watched and the effects created by art works have all allowed the words to find an image. Ironic, allegoric and metaphoric expressions of Madness/mad people on the context of society were explained in application studies. Also, Madness was experienced in the interaction of form and context and the subject was tried to be made more meaningful on social, philosophical, artistic and politic platform.